POLİTİKA

HAKKIMIZDA

YAZI GÖNDER

İLETİŞİM

KONUM EKLE

Ana SayfaDiyetHızlı Kilo Vermek Daha Fazla Kilo Almaya Neden Olur mu?

Hızlı Kilo Vermek Daha Fazla Kilo Almaya Neden Olur mu?
H

Hızlı Kilo Vermek Daha Fazla Kilo Almaya Neden Olur mu? Hızlı veya Çok Fazla Kilo Verme Eğilimi Gösteren Kişilerde Safra Taşı Oluşabilir. Detaylar İçin...

Hızlı Kilo Vermek Daha Fazla Kilo Almaya Neden Olur mu?

Beslenme ve kilo kontrolü konusunda önde gelen uzmanlardan biri olan Dr. Wayne Callaway, sponsorluğunu Amerikan Tıp Derneği’nin üstlendiği bir toplantıda kısa süre içerisinde çok fazla kilo vermenin ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına ve kaybedilen kiloların daha sonra fazlasıyla geri alınmasına yol açacağını ifade etti.

İç hastalıkları, endokrinoloji ve klinik beslenme uzmanı Dr. Wayne Callaway şöyle diyor: “Vücut ağırlığı çok fazla dalgalanma gösteren bireylerde kalp hastalığı riskinin artmış olduğunu gösteren bazı epidemiyolojik araştırmalar var. Tekrarlayan kilo alma ve kilo verme döngülerine “Yo-Yo Diyeti” sendromu adı veriliyor. Hızlı veya çok fazla kilo verme eğilimi gösteren kişilerde safra taşı oluşma riski de artıyor.”

Dr. Callaway hızlı kilo kaybının daha ciddi komplikasyonlara neden olduğunu düşündüğünü de ekliyor.” Bazı özel durumlarda bu tip diyetlerin tehlikeli olduğunu biliyoruz. Toplam ölüm oranları açısından da tehlikeli olup olmadıkları tartışılıyor. Diyet besin endüstrisi, yapmanız gereken tek şeyin besin tüketimini azaltmanızı ve böylece kilo vereceğinizi söyleyen hatalı bir modeli dayanak alıyor. Sonra da bundan uzak durmamanız sizin hatanız oluyor.” Doktor Callaway, araştırmaların diyet yapan bireylerin günlük beslenmelerini asıl gereksinimlerinin yarısı veya daha az kalori alacak kadar azalttıkları zaman vücutlarının açlığa çeşitli şekillerde adapte olduğunu gösterdiğini ekliyor. Böyle durumlarda vücut metabolizma hızını düşürüyor ve daha az enerji harcıyor, bu da kısıtlayıcı bir diyet bırakıldığında daha hızlı bir kilo alımına yol açıyor. Ciddi kalori azaltmaları su dengesinde de değişiklik meydana getirerek yıkılan proteinlere bağlı olarak başlangıçta bol miktarda su kaybedilmesine neden oluyor.

Dr. Wayne Callaway’in Uyarısı Nedir?

Callaway şu uyarıda bulunuyor: “Çok kısıtlayıcı bir diyete devam ettiğiniz zaman, vücutta aşırı miktarda su ve tuz tutulması nedeniyle vücutlarında ödem oluşan Somali’li çocukların durumuna düşüyorsunuz. Bu çocukları yeniden beslemeye başladığınızda vücutları sıvı tutacak ve bu da dengenin bozulmasına neden olacaktır, çünkü örneğin 800 kaloriden 1200 kaloriye geçerken aslında hala normal miktarda besin tüketmiyor olmanıza rağmen kilo almaya başlıyorsunuz.”

Dr. Callaway yakın geçmişte yapılan araştırmaların “açlığın tıkınmaya yol açtığını da” gösterdiğini belirtiyor. Kendisi en az bir biyolojik kimyasal maddenin (beyinde bulunan nöropeptid Y adlı nörotransmitter) besin alımında artışa yol açtığını söylüyor. “Aç kalmış olan bir birey yeniden beslenmeye başladığında nöropeptid Y düzeyleri artarak doygunluk duygusuna ağır basmaya başlıyor ve açlığın tatmin edilmesinin ötesinde yemek yemeye yol açıyor. Üç hafta hiçbir şey yemeden duran bir kurt avını yakaladığında artık onu yalnızca boğazından aşağı tıkıştırır ve sonunda en çok yiyen en uzun hayatta kalan olur. Aynı davranışı insanlarda da görüyoruz.”

Doktor Callaway kahvaltıda çok az yiyen bireylerin öğle yemeğine kadar acıkmadığını, fakat öğle yemeği sayesinde daha da acıktıklarını belirtiyor. Doyurucu olduğunu düşünerek öğlen salata yemişlerse, bu sadece mekanik bir dolgu sağlıyor olacak, fakat sonraki yemek onları doyurmaktan ziyade daha fazla acıktıracaktır. Dr. Callaway şöyle devam ediyor: “İştah ve doyma işlevlerinin kontrolünün ne denli karmaşık olduğunu görmeye başladığımızda aniden bu kısıtlayıcı, ama gerçekten kısıtlayıcı diyetleri uygulayan bireylerin kilo kaybını koruyabilmelerinin neredeyse olanaksız olduğunu fark ediyoruz. Bu durumda da böylesi kısıtlayıcı bir dönemden geçmenin bir amacı kalmıyor.”

“Geçmişte fazla kilolu olma ve obezite için kullanılan tanımlar toplumun yanlış kesimine odaklandı, çünkü bunlar yağ dağılım şekli ve ilişkili durumlardan bağımsız olarak boy ve kiloyu kullandılar. Geçmişte yaşlı kişilerde, kadınlarda ve “armut tipi” vücut yapısı olan bireylerde gereğinden fazla obezite tanısı koyarken, aslında gerçekten odaklanmamız gereken bira göbeğine sahip bir erkek grubunu ve genç erişkinleri atladık.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

three × three =